Bu şehir bir zamanlar “Yedi Güzel Adam” yetiştirdi…
Kelimeleriyle dünyayı güzelleştiren, acıyı, umudu, direnişi anlatan yedi güzel adam…
Ve bugün…
Bu şehir hâlâ güzel insanlar yetiştiriyor.
Ama bu kez ellerinde kalem değil; reçeteler, ilaç kutuları, bilim var.
Belki kimse onların şiirlerini kitaplarda okumuyor…
Ama her gün insanların hayatına sessizce dokunuyorlar.
Gece nöbetinde kapısını umut için açan eczacı,
Depremde kendi acısını unutup halkına koşan eczacı,
Hastasının duasında tüm yorgunluğunu unutan eczacı,
Mesleğini kendine emanet gören her şeyin üstünde tutan eczacı.
Bilimin ışığından hiçbir zaman ayrılmayan eczacı,
Ne kadar yorgun olsa da hayata hep gülümseyen eczacı,
Tüm meslek hayatını insan sevgisiyle sürdüren eczacı,
İşte bu yüzden…
Kahramanmaraş’ın yalnızca “Yedi Güzel Adam’ı yok.
Bir de “Yedi Güzel Eczacı” ruhu var.
Bir insanın korkusunu azaltabilmek…
Bir annenin gözündeki endişeyi silebilmek…
Bir hastaya yalnız olmadığını hissettirebilmek…
Ve bazen bir eczacı;
Bir ilacı uzatırken hastaya umudu uzatır.
6 Şubat’ta bunu hep birlikte gördük…
Şehir sustuğu hayatların durduğu o zamanlarda
Eczanelerin ışığı yine yanıyordu.
Karanlığın içinde düzen kuran,
Çaresizliğin içinde çözüm arayan,
Enkazın ortasında bile “önce insan” diyebilen ECZACILAR vardı.
Belki isimleri manşet olmadı. Belki hikâyeleri çok anlatılmadı. Ama bu şehrin hafızasına büyük harflerle yazıldılar.
Çünkü bazı insanlar şiir yazmaz… Bazıları şiirin kendisi olur.
Tıpkı o yedi güzel adam gibi…
Bu şehrin güzel insanları yine bu şehirden çıktı.
Bugün 14 Mayıs Eczacılık Bayramı’nda;
Bilimi vicdanla birleştiren, insana dokunmayı mesleğinin merkezine koyan, iyi günde de kötü günde de halkının yanında duran tüm meslektaşlarımızın bayramını kutluyorum.
Ve hepimiz biliyoruz
Bir şehri ayakta tutan sadece binalar değildir…
O şehrin evlatlarıdır
İyi ki eczacıyım!
14 Mayıs Eczacılık Bayramımız kutlu olsun.

